Sık Kullanılanlara Ekle
El-Irakiye’den hükümeti boykot tehdidi   |   Hariri: Suriye konusunda yanlış düşünmüşüz   |   Ajans, İran’ın nükleer kapasitesini teyit etti   |   Ayetullah Destgayb: Yöneticilerin belirleyeceği göreve ihtiyacım yok   |   Ayetullah Mekarim: Hurafeler gelince mantık gider   |   Irak Ulusal İttifakı, başbakan adayını açıkladı   |   İsrail, Filistin’in su kaynaklarının yüzde 85’ini elinde tutuyor   |   İsrail yerleşke inşaatlarına yeniden başladı   |   Laricani: Tehdit ciddi, ulusal direnişe ihtiyacımız var   |   Ayetullah Destgayb’ın camisine saldırı   |   Irak Ulusal İttifakı’ndan başbakanlık konusunda yumuşama eğilimi   |   Abbas’tan görüşmelerin sürmesi için şart   |   Joe Biden’den yeni Irak planı: Başbakanlık yetkileri azaltılsın   |   Mehdi Kerrubi’nin evine Molotoflu saldırı   |   Hizbullah’ı şikayete giden Hariri’ye Esed’den cevap   |   Ramallah’ta ikinci operasyon   |   Kerrubi’nin eşinden Devrim liderine mektup   |   Hatemi: Filistin’den yana olmak İslami bir ilkedir   |   Eli Yişai: Hizbullah’a yenildik çünkü…   |   Irak: Teröristlere karşı önleyici operasyonlar yapacağız   |  

Arama


Boş Bırakılamaz.

3 karakterden az olamaz.

Anket

Yönetici :..

Seçenekler

Sonuçları Göster

Yorumsuz

Karikatür

 
 
Mir Hüseyin Musevi’ye açık mektup
 
YDH- İran Parlamentosu Milletvekillerinden Dr. Ali Mutahhari, hükümet muhalifi siyasi liderlerden Mir Hüseyin Musevi’ye kendi taraftarlarına ait Kelime adlı internet sitesine verdiği demeçle ilgili bir açık mektup yazdı.

06/02/2010

YDH- İran Parlamentosu Milletvekillerinden Dr. Ali Mutahhari, hükümet muhalifi siyasi liderlerden Mir Hüseyin Musevi’ye kendi taraftarlarına ait Kelime adlı internet sitesine verdiği demeçle ilgili bir açık mektup yazdı.

 

Dr. Mutahhari, İran’dan yayın yapan Tabnak adlı internet sitesinde yayımlanan mektubunda şu ifadelere yer verdi:

 

Sayın Mühendis Mir Hüseyin Musevi,

Selam ile,

Zatıalinizin “Kelime” yayın organına verdiğiniz mülakat, daha çok 11 Şubat [devrim kutlamaları] yürüyüşü öncesi verilmiş bir beyanata benziyor. Doğal olarak belli bir hedefe yönelik olan bu beyanatın pratik olumlu veya olumsuz etkileri olacaktır. Binaenaleyh size bu açık mektubu yazmamın uygun olduğunu düşündüm.

 

Bana göre siz bu açıklamanızda dertleri iyi ortaya koymuşsunuz; ama dermanı değil. Sizin bu açıklamanızın ruhu ve özü şudur: Biz bu sahaya intikam almak, iktidarı kazanmak veya tahrip etmek için değil ıslah için geldik.

 

Bu, vahdetin ve bugünkü siyasi bunalımın taraflarının ortak hedefleri açısından bir eksen olabilir. Özellikle geniş çaplı toplumsal ıslah, İslami öğretilerin en temel esaslarından biridir ve bu “iyiliği emredip kötülükten sakındırmak” diye adlandırılmaktadır.

 

Peki ama bu hedef hangi yolla en iyi şekilde elde edilebilecektir? Siz bu açıklamanızda hükümetin yasalardan kaçtığını, istibdada eğilimli olduğunu ve meclis ve yargı karşısında cevap verici olmaya yanaşmadığını belirtiyor ve bu bunalımın yöneticilerinin halka şiddet uyguladığını ve halkın haklarına özen göstermediğini dile getiriyorsunuz.

 

Peki bu iki alanda hatalı olanların yaptıkları yasadışı işleri daha kapsamlı hale getirmek ve açıklanabilir kılmak için mevcut durumun devam etmesini istediklerini ve ulusal birliğin onlar için yok edici bir zehir olduğunu düşünmüyor musunuz?

 

Mevcut durumun nizamın rehberi ile mecliste ve yargıda ıslah gayesi taşıyan birçok kişinin bu hataları yapanlara yönelik müdahale konusunda ellerini bağladığını düşünmüyor musunuz?

 

Örneğin normal şartlarda cumhurbaşkanına, yasalardan kaçış ile kültürel liberalizm ve koyuvermişlik konularında sorulacak birçok soru bulunmaktadır; ama bugün itiraz eden liderlerle birlikte atılmak istenen bu tür yasal adımlar, bunalımın daha da şiddetlenmesine sebep olacağı şeklinde bir algıya sebep olmaktadır ve milletvekilleri ve halk arasında bu zeminin kabulü oldukça zayıftır. (Elbette bu, hükümetin olumlu yanlarının ve dürüstçe çabalarının reddedildiği anlamına gelmemektedir)

 

O halde şunu kabul etmelisiniz ki zatıaliniz ve Sayın Kerrubi, sizinle birlikte yüreği İslam Devrimi’ne yananların öngördüğü ıslahatların önünde bir engel haline geldiniz.

 

Bendeniz kuvvetle tahmin ediyorum ki İslam Devrimi’nin değerli Rehberi, sizin ikinizden yana rahata erecek olursa üçüncü tarafın yani Sayın Cumhurbaşkanının inatçılığıyla, dediğim dedikçiliğiyle ve ilkeci olduğu iddiacındaki bazı ifratçılarla meşgul olmaya başlayacaktır. En azından birkaç ay deneyin. Eğer bu şekilde olmazsa sonuçsuz ve zararlı gördüğüm bu yolunuza devam edin.

 

Beyanatınızda toplumsal ve ekonomik haberlerin siyasi haberlere kıyasla çok daha az olduğunu kendiniz de söylüyorsunuz. Sizin bu cümleniz, bugünkü bunalımın hükümetin cevap vermesi gereken toplumsal ve ekonomik adımlarıyla ilgili değerlendirmelerin önünde bir engel oluşturduğuna ilişkin iddialarımızı doğrulamaktadır.

 

Beyanatınızda yabancı medyanın mahkum edilmesi, İslam karşıtı sloganlardan beri olduğunuzun ilan edilmesi, yolunuzu dışarıdakilerin yolundan ayırmanız ve hepsinden önemlisi de anayasaya bağlı olduğunuzu vurgulamanız, bunalımı ortadan kaldırmaya ve vahdete yönelik olumlu adımlar olarak görülmektedir.

 

Bununla birlikte anayasanın en temel esaslarından birinin veleyat-i fakih olduğu ve bu doğrultuda da toplumsal ve siyasi sorunlarda ikna olmasak bile Rehber’i son sözü söyleyen kişi olarak görmemiz gerektiği konusuna beyanatınızda gerekli vurgu görülmemektedir.

 

Öte yandan beyanatınızın bir bölümü, zatıalinizin bu bunalımı sona erdirmeye eğilimli olmadığınızı, kendinizce halkın haklarını savunma adına bu ateşi az da olsa alevli tutmaya niyetli olduğunuzu gösteriyor.

 

Halbuki yasalardan kaçmaya ve ıslah edicilerin ellerinin bağlanmasına uygun zemin oluşturulması ile halkın hakları başka bir şekilde çiğnenmekte, yabancı düşmanlar bu bunalımdan yarar sağlamakta, İslam nizamı ve ulusal çıkarlar zarar görmektedir.

 

Yüce rehberimiz son konuşmasında zatıalinizin ve Sayın Kerrubi’nin adımlarınızı “gaflet” diye niteledi. Ben bunu bir televizyon programında “siyasi bir leke” olarak nitelemiştim. Bazıları bana bu işin bir lekeden daha büyük olduğunu söyleyerek hücum ettiler. Halbuki “gaflet” nitelemesi, bundan daha yumuşak gözükmektedir. Her halükarda bunlar size çizginizi ulusal birlik yönünde değiştirmeniz için verilen sinyallerdir.

 

Umarım bu fırsatlar iyi değerlendirilir ve bunun ilk tecellisi de ulusal birliğin sembolü olan 11 Şubat yürüyüşü, kendi yarattığımız bugünkü bunalımın son noktası olur. Bu mübarek hadiseyi uzak görmüyorum ve zatıalinizi İmam Ali’nin bir takipçisi olarak biliyorum.

 

Son macerada tamamen sizin haklı olduğunuzu varsayalım, tıpkı Müminlerin Emiri gibi İslam’ın ve İslami vahdetin korunması için kendi hakkınızdan vazgeçiniz. Elbette halkın haklarının takibi kendi yerinde yapılacaktır.

 

İslam Devrimindeki temiz geçmişinizle zatıalinizle ilgili olarak bu beklenti, akıl almayacak bir beklenti değildir.

 

Çeviren: Alptekin Dursunoğlu

 

http://tabnak.ir/fa/pages/?cid=84968

 

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

Twitter

StumbleUpon

Google

Yahoo

FriendFeed

YORUMLAR

BU KATEGORİDE Kİ DİĞER HABERLER

06/08/2010 - 23:23 Ahmedinejad, Meşşai’den açıklama istemelidir

01/08/2010 - 17:23 İsrail neden İran’ı bombalamadı?

12/07/2010 - 02:23 CNN, Ayetullah Fadlullah konusunda yanlış yaptı

29/06/2010 - 17:53 ABD Kongresi'nde İsrail'e verilen destek arttı

27/06/2010 - 19:51 Nifak, sadakat; yalan, dirayet; slogan, basiret şeklinde görülür oldu

18/06/2010 - 23:36 Tekrar hoş geldin, Erdoğan

18/06/2010 - 23:09 Türkiye, İsrail ve gerçekleri konuşma zamanı

18/06/2010 - 22:44 Türkiye’nin Stratejik U dönüşü ve İsrail’in taktik hataları

17/06/2010 - 01:20 Hasan Humeyni’ye yapılan hakaret Nasrullah’ın içini kan ağlattı

02/06/2010 - 13:51 Nereden bakarsan bak yanlış

02/06/2010 - 13:33 Özür dilemeyi bırak İsrail

02/06/2010 - 13:19 Batan Türkiye-İsrail ilişkileri

28/05/2010 - 16:20 Zaman İsrail’in aleyhine işliyor

16/05/2010 - 17:45 Hıristiyan Siyonistler İsrail’e neden destek veriyor?

16/05/2010 - 17:29 Füzeler geliyor

06/05/2010 - 23:37 Zamane Sabetayistleri

29/04/2010 - 18:54 Obama ve İsrail: Hiç zekice değil

21/04/2010 - 02:13 Haşimi’ye de Rahimi’ye de çifte standart olmamalı

01/03/2010 - 21:11 El Baradei ve Mısır başkanlık seçimi

20/02/2010 - 18:49 Ortadoğu’da baskı değil diyalog gerek

15/02/2010 - 20:42 Suriye, Hamas ve Hizbullah’tan farksız

10/02/2010 - 11:35 İsrail’in Münih küstahlığı

09/02/2010 - 16:00 Suudi-İsrail tokalaşması, İran’a karşı ittifak mı?

06/02/2010 - 22:51 Mir Hüseyin Musevi’ye açık mektup

21/01/2010 - 19:49 Saada’da savaş ve düşen maskeler

17/01/2010 - 00:53 “Türkler oyun bile oynuyor olsa güzel oynuyor”

10/01/2010 - 02:35 Bu şiddet söylemi İslam Cumhuriyeti’ne yakışmıyor

09/01/2010 - 02:09 “Size olan umudumuzu gittikçe kaybediyoruz”

05/01/2010 - 21:10 İmam’ın evinin saygınlığı mı daha fazla yoksa resminin saygınlığı mı?

02/01/2010 - 23:38 Ayetullah Muntezeri’nin mektubu ve Ayetullah Hamenei’nin cevabı

29/12/2009 - 18:40 Bu yanlış yolu kapatın

28/12/2009 - 22:21 Dr. Mutahhari’den bunalıma çözüm önerisi

25/12/2009 - 00:21 "Mutahahri olsaydı böyle olmazdı"

20/12/2009 - 18:49 Ayetullah Muntezeri ile İmam Humeyni arsındaki son yazışma

28/11/2009 - 19:36 Bizim onurumuz nerede?

10/11/2009 - 21:51 Bu fırsatı kaçırmayın

03/11/2009 - 00:18 Ahmedinejad: ABD değil Sovyet konsolosluğunu işgal edelim

30/10/2009 - 15:30 İsrail Suriye ile tam bir barış için Golan’dan vazgeçmeli

19/10/2009 - 13:59 Yalancılık ülkede bir kurumsal kültür haline geliyor

17/10/2009 - 10:52 İbranice gazetelerin gözüyle Türkiye-İsrail krizi
 
   

Tasarım : Network

Ana Sayfa   |   İletişim

rss ©2006 yakindoguhaber.com. Bütün Hakları Saklıdır...