Sık Kullanılanlara Ekle
El-Irakiye’den hükümeti boykot tehdidi   |   Hariri: Suriye konusunda yanlış düşünmüşüz   |   Ajans, İran’ın nükleer kapasitesini teyit etti   |   Ayetullah Destgayb: Yöneticilerin belirleyeceği göreve ihtiyacım yok   |   Ayetullah Mekarim: Hurafeler gelince mantık gider   |   Irak Ulusal İttifakı, başbakan adayını açıkladı   |   İsrail, Filistin’in su kaynaklarının yüzde 85’ini elinde tutuyor   |   İsrail yerleşke inşaatlarına yeniden başladı   |   Laricani: Tehdit ciddi, ulusal direnişe ihtiyacımız var   |   Ayetullah Destgayb’ın camisine saldırı   |   Irak Ulusal İttifakı’ndan başbakanlık konusunda yumuşama eğilimi   |   Abbas’tan görüşmelerin sürmesi için şart   |   Joe Biden’den yeni Irak planı: Başbakanlık yetkileri azaltılsın   |   Mehdi Kerrubi’nin evine Molotoflu saldırı   |   Hizbullah’ı şikayete giden Hariri’ye Esed’den cevap   |   Ramallah’ta ikinci operasyon   |   Kerrubi’nin eşinden Devrim liderine mektup   |   Hatemi: Filistin’den yana olmak İslami bir ilkedir   |   Eli Yişai: Hizbullah’a yenildik çünkü…   |   Irak: Teröristlere karşı önleyici operasyonlar yapacağız   |  

Arama


Boş Bırakılamaz.

3 karakterden az olamaz.

Anket

Yönetici :..

Seçenekler

Sonuçları Göster

Yorumsuz

Karikatür

 
 
El Baradei ve Mısır başkanlık seçimi
 
YDH- Rannie Amiri Middle East Online için kaleme aldığı bu yazısında Mısır devlet başkanlığı seçimlerini ve Muhammed el-Baradei’nin oynayabileceği muhtemel rolü analiz ediyor.

01/03/2010

YDH- Rannie Amiri Middle East Online için kaleme aldığı bu yazısında Mısır devlet başkanlığı seçimlerini ve Muhammed el-Baradei’nin oynayabileceği muhtemel rolü analiz ediyor.   

 

Nobel ödülü sahibi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı eski Başkanı Muhammed el-Baradei, 18 Şubat 2010’da Mısır’da Dream TV ye verdiği röportajında: Benim gibi birinin devlet başkanlığına gelememesi bir felaket. Nasıl olur da bir anayasa halkın yüzde 99’un tercihini hiçe sayar?’ diyor.

 

Muhammed el-Baradei geçen hafta Mısır’a döndü ve Kahire Uluslararası Havaalanı’nda binlerce kişinin katıldığı bir şenlik eşliğinde, bir kahraman edasıyla karşılandı. Taşınan bazı pankartlarda ‘El-Baradei bütün ülkenin umudu’, ‘El-Baradei Mısır devlet başkanlığına’ gibi sözler okunurken, bazıları da ‘Tekrar gidemezsin, sana ihtiyacımız var’, ‘Değişim istiyoruz’ şeklinde sloganlar attılar.

 

Bu sahneyle, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in korktuğu başına gelmişe benziyor. Bu tarz gösteriler Mısır’da Olağanüstü Hal Kanunu’na göre yasaklanmış durumda ve güvenlik güçleri de, el-Baradei’yi karşılamayı planlayan gruplara karşı sert bir uyarıyı, izinsiz yapılan gösterilere asla müsamaha gösterilmeyeceğini dile getirerek önceden yapmıştı.

 

Buna rağmen, Mısır’da gencinden yaşlısına, liberalinden muhafazakârına, Hıristiyan’dan Müslüman’a, fakirinden zenginine kadar binlerce Mısırlı, bu karşılamada boy gösterdi.

 

El-Baradei’nin dönüşü Mısır’da devlet başkanlığı seçiminin adaylık müjdeleyicisi gibiydi; çünkü tam da bu sıralarda Mısır 2011 devlet başkanlığı dönemi için aday listesi oluşturmaya hazırlanıyor. Mübarek henüz yeni seçimler için adaylığını koyup koymayacağı hakkında bir açıklama yapmadı; ama yaygın olan görüş yerini oğlu Cemal’e devretmek istediği yönünde.

 

Bu beklentiyle, el-Baradei gibi birinin rekabetini engelleyecek birtakım anayasal engeller oluşturulmaya başlandı bile.

 

Mısır Anayasası 2007’de, devlet başkanlığı adaylarının en az beş yıllık resmi bir partinin, yine en az bir yıl boyunca üyesi olmalarını gerektirecek şekilde bir değişikliğe uğradı. Bağımsızlar da –burada el-Baradei gibiler akla gelecektir- adaylıklarını koymak için Halk Meclisi’nden (Meclis Alt Kurulu) 250 kişinin, Şura Konseyi’nin (Meclis Üst Kurulu) ve belediye meclislerinin onayına tabi tutuldular.

 

Tahmin edileceği üzere, tüm bu organlarda bağımsızların aday olmasına olanak vermeyecek şekilde, Mübarek’in iktidardaki partisi Ulusal Demokratik Parti üyelerinin ezici çoğunluğu var.

 

Yani el-Baradei, Mısır medyasının da tekrarladığı gibi, ‘sistemin dışından birinin reform çabalarına karşı son derece isteksiz duran’, devasa ve köklü bir siyaset ve güvenlik altyapısıyla karşı karşıya.

 

Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın 1981’de suikasta uğramasından sonra yürürlüğe konan bu yasalar, Mübarek rejimine suç unsuru bulunmadan gözaltına alma, yeterli kanıt olmadan tutuklama, medyaya sansür uygulama ve meclisin bağımsızlığına gölge düşürme gibi olanaklar verdi.

 

El-Baradei bu güçlüklerin tamamıyla farkında. Bunun bir sonucu olarak, devlet başkanlığı için yarışan birinden çok, değişim yolunda bir kolaylaştırıcı gibi demeçler veriyor:

 

‘Artık Mısır’da gerçek anlamda bir demokrasi için ciddi adımlar atılmasının zamanının geldiğine inanıyorum. Benim savunduğum ve sağlamaya çalıştığım birincil amaç, Mısırlıların kendi kaderlerinin belirleyebildiklerini hissedecekleri bir ortam yaratmaktır.’

 

Şu anda birçok insanın merak ettiği şey,  el-Baradei’nin Cemal’i 2011 seçimlerinde geçip geçemeyeceği değil de, devlet başkanlığı yapmasına izin verilip verilmeyeceği.

 

El-Baradei bu konuyla alakalı olarak “Mısır’da siyaset yaşamına atılmaya kendimi hazır hissediyorum; ancak seçimler demokratik olduğu takdirde. Ve bunu sağlamak için de ilk olarak, ben ve benim gibilerin aday olmasına olanak verecek anayasal bir değişikliğe gitmek gerekiyor” diyor.

 

Yukarıda devlet başkanlığı adaylarına dayatılan koşullarla ilgili açıklananlara büyük bir tezat oluşturmasına karşın, el- Baradei tüm bu önerdiklerinin ancak BM’nin bağımsız hukuki denetimi ve uluslar arası gözetimi altında yapılacak olan bir seçimle mümkün olabileceğinde ısrarlı.

 

Birçok kişi ise bunun kesinlikle imkansız olduğunu düşünüyor.

 

Mübarek rejiminin stratejisi insanları yalnızca iki seçenekleri olduğuna inandırmak üzere kurulu: Ulusal Demokratik Parti yani Mübarek, ya da yasaklanan Müslüman Kardeşler.

 

Mübarek’in sonuncu bağımsız rakibi, Eymen Nur, 2005 seçimlerinde yüzde 7 oy aldıktan sonra, evrakta sahtecilik suçundan hapse atıldı. Kendilerini düzen ve istikrarın temsilcisi olarak tanımlayan Mübarek ve Ulusal Demokratik Parti, halkı aslında gerçek bir alternatiften oldukça başarılı bir şekilde yoksun bırakıyor.

 

Bunları düşünerek el-Baradei, kendisinin bir kurtarıcı gibi görülecek olması ihtimaline karşılık, bilgece bir tedbiri elden bırakmıyor:

 

“Korkarım ki halkın umutsuzluğu bir kahraman tarafından kurtarılmayı isteyecek kadar ileri boyutlara geldi; ama ben Mısır’ın kendi kendisinin kurtarıcısı olmasını tercih ederim” diyor.

 

Mısır halkının sorumlulukları ve büyük eksiklikleri (yoksulluk, sağlık hizmetlerinden ve eğitimden yararlanamayan kesimler, yolsuzluk) dikkate alındığı takdirde bu çağrı sempatik görülebilirdi; ama görünen o ki durum bunun tam tersi.

 

Çok okunan günlük bir gazete olan hükümete ait el-Ahram’ın editörü, el-Baradei’nin ‘yabancı, mevcut durumu bilmeyen’ ve (kendi devlet başkanının -Mübaek- tersine!!!) ‘Amerikan uşağı’ olduğunu iddia ediyor.

 

Bir bakanın iddiasına göre de, yurtdışında bu kadar çok vakit geçirdiği için, el-Baradei, Mısır’ın sorunları hakkında hiçbir şey bilmiyor. Muhalefetteki Müslüman Kardeşler bile, büyük ihtimalle Baradei’nin de onlara mesafeli olduğunu düşünerek, el-Baradei’ye sıcak bakmıyor.

 

El-Ahram’dan bir köşe yazarı geçenlerde ‘el-Baradei’nin tozpembe düşleri, bir lokma ekmeğe muhtaç olanların onun adını bile bilmediğini anladığında suya düşecek’ şeklinde yazmış.

 

El-Baradei, buna nasıl cevap verir bilemiyorum, ama yiyecek ekmek bulmalarını sağlamanın, bunu onlara kimin sağlayacağını düşünmekten daha önemli olduğunu söyleyeceğinden şüpheliyim.

 

Çeviren: Emrah Kekilli

 

http://www.middle-east-online.com/ENGLISH/opinion/?id=37510

 

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

Twitter

StumbleUpon

Google

Yahoo

FriendFeed

YORUMLAR

BU KATEGORİDE Kİ DİĞER HABERLER

06/08/2010 - 23:23 Ahmedinejad, Meşşai’den açıklama istemelidir

01/08/2010 - 17:23 İsrail neden İran’ı bombalamadı?

12/07/2010 - 02:23 CNN, Ayetullah Fadlullah konusunda yanlış yaptı

29/06/2010 - 17:53 ABD Kongresi'nde İsrail'e verilen destek arttı

27/06/2010 - 19:51 Nifak, sadakat; yalan, dirayet; slogan, basiret şeklinde görülür oldu

18/06/2010 - 23:36 Tekrar hoş geldin, Erdoğan

18/06/2010 - 23:09 Türkiye, İsrail ve gerçekleri konuşma zamanı

18/06/2010 - 22:44 Türkiye’nin Stratejik U dönüşü ve İsrail’in taktik hataları

17/06/2010 - 01:20 Hasan Humeyni’ye yapılan hakaret Nasrullah’ın içini kan ağlattı

02/06/2010 - 13:51 Nereden bakarsan bak yanlış

02/06/2010 - 13:33 Özür dilemeyi bırak İsrail

02/06/2010 - 13:19 Batan Türkiye-İsrail ilişkileri

28/05/2010 - 16:20 Zaman İsrail’in aleyhine işliyor

16/05/2010 - 17:45 Hıristiyan Siyonistler İsrail’e neden destek veriyor?

16/05/2010 - 17:29 Füzeler geliyor

06/05/2010 - 23:37 Zamane Sabetayistleri

29/04/2010 - 18:54 Obama ve İsrail: Hiç zekice değil

21/04/2010 - 02:13 Haşimi’ye de Rahimi’ye de çifte standart olmamalı

01/03/2010 - 21:11 El Baradei ve Mısır başkanlık seçimi

20/02/2010 - 18:49 Ortadoğu’da baskı değil diyalog gerek

15/02/2010 - 20:42 Suriye, Hamas ve Hizbullah’tan farksız

10/02/2010 - 11:35 İsrail’in Münih küstahlığı

09/02/2010 - 16:00 Suudi-İsrail tokalaşması, İran’a karşı ittifak mı?

06/02/2010 - 22:51 Mir Hüseyin Musevi’ye açık mektup

21/01/2010 - 19:49 Saada’da savaş ve düşen maskeler

17/01/2010 - 00:53 “Türkler oyun bile oynuyor olsa güzel oynuyor”

10/01/2010 - 02:35 Bu şiddet söylemi İslam Cumhuriyeti’ne yakışmıyor

09/01/2010 - 02:09 “Size olan umudumuzu gittikçe kaybediyoruz”

05/01/2010 - 21:10 İmam’ın evinin saygınlığı mı daha fazla yoksa resminin saygınlığı mı?

02/01/2010 - 23:38 Ayetullah Muntezeri’nin mektubu ve Ayetullah Hamenei’nin cevabı

29/12/2009 - 18:40 Bu yanlış yolu kapatın

28/12/2009 - 22:21 Dr. Mutahhari’den bunalıma çözüm önerisi

25/12/2009 - 00:21 "Mutahahri olsaydı böyle olmazdı"

20/12/2009 - 18:49 Ayetullah Muntezeri ile İmam Humeyni arsındaki son yazışma

28/11/2009 - 19:36 Bizim onurumuz nerede?

10/11/2009 - 21:51 Bu fırsatı kaçırmayın

03/11/2009 - 00:18 Ahmedinejad: ABD değil Sovyet konsolosluğunu işgal edelim

30/10/2009 - 15:30 İsrail Suriye ile tam bir barış için Golan’dan vazgeçmeli

19/10/2009 - 13:59 Yalancılık ülkede bir kurumsal kültür haline geliyor

17/10/2009 - 10:52 İbranice gazetelerin gözüyle Türkiye-İsrail krizi
 
   

Tasarım : Network

Ana Sayfa   |   İletişim

rss ©2006 yakindoguhaber.com. Bütün Hakları Saklıdır...