İçişleri Bakanı Soylu: Kaybolan silah sayısı 16

HomeSiyaset

İçişleri Bakanı Soylu: Kaybolan silah sayısı 16

my-portfolio

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını cevaplayan Bakan Soylu, muhalefetin bugüne kadar tez ettiği kadar çok sayıda ...

AK Partili Zenbilci: Erken seçimler değil, tam tersine zamanında yapılan seçimler olacak
CHP’li Salıcı: Mitingler bittiğinde Türkiye’ye sandık gelmiş olur
Seval Türkeş: ‘Bahçeli, Türkeş’in vefatından itibaren konutumuza savaş açtı, beni daima engelledi’

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını cevaplayan Bakan Soylu, muhalefetin bugüne kadar tez ettiği kadar çok sayıda silahın kaybolmadığını, toplamda yalnızca 16 silahın kaybolduğunu söyledi.

TGRT’nin haberine nazaran, silahların markalarını da tek tek sıralayan Soylu, “3 adet G3 piyade tüfeği, 11 adet Kalaşnikof tüfek, 1 adet MP5 makineli tabanca, 1 adet kurusıkı tabanca olmak üzere toplam 16 silah kaybı tespit edilmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü envanterine kayıtlı 1 MP5 makineli tabanca daha kaybolmuştur. Hepsi bu kadar” dedi.

‘Çoğu vatandaşın’

Muhalefetin bunu daima gündeme getirdiğini belirterek reaksiyon gösteren Soylu “Kayıp silahlar sorununu söylediniz, ağzınızda sakız üzere çiğniyorsunuz. 2017 yılı idari faaliyet raporunda 1944’ten 2017’nin sonuna kadar kaybolan silahların kıymetli bir kısmı sivil silahlardır. Yani, vatandaşın kendi sivil silahlarının kaybolmasıdır” diye konuştu.

‘Aklınız yetmiyor’

Soylu, şunları söyledi:

“Kayıp silahlar probleminde 1944 ile 2017 ortasında Türkiye’de sivil dâhil bütün kayıp silahların icmalini veren bir çalışmayı getirip 15 Temmuz’da kaybolan silahlar olarak nitelendirmek ve Türkiye Cumhuriyeti devletini tekrar iftirayla karşı karşıya bırakmak aymazlıktır. Bunu söylemeye devam edeceksiniz yine, burada ne kadar söylersek söyleyelim. Yeniden, aklınız yetmiyor. Ben 15 Temmuz’da İçişleri Bakanı değilim. Benim talimatımla bir silah dağıtılmadı. Ha, artık, yalanınıza yeni bir kılıf daha bulun ki “Envanter dışındaki kayıp silahlar nerede? Yazıklar olsun ya, yazıklar olsun”