Türkiye, Katar ve BAE Afganistan’da ortak hareket edebilir mi?

HomeHaber

Türkiye, Katar ve BAE Afganistan’da ortak hareket edebilir mi?

my-portfolio

Türkiye ve Katar, 2011’de başlayan Arap Baharı döneminden beri siyasi görüş birliğini sürdürüyor. Bu süreçte iki ülkenin de Suudi Arabistan ...

Afganistan-Pakistan sınırında gerilim: Onlarca havan mermisi atıldı
Taliban yönetimi ile 100 gün: Afganistan’da neler değişti?
AA: Türkiye ile Katar, Kabil Uluslararası Havaalanı’nın ortak işletilmesi konusunda anlaştı

Türkiye ve Katar, 2011’de başlayan Arap Baharı döneminden beri siyasi görüş birliğini sürdürüyor. Bu süreçte iki ülkenin de Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır gibi bölgedeki güçlü ülkelerle ilişkileri durma noktasına geldi. Ancak bölgedeki son gelişmeler rüzgarın yönünün artık farklı esmeye başladığı ve bu ülkelerin ilişkilerini normalleştirmeye başladığını gösteriyor.

Son dönemde gerçekleşen önemli ziyaretlerde siyasi ve ekonomik konuların yanı sıra güvenlik politikaları da gündemde yer ediniyor. Bunlardan birini de Afganistan’ın başkenti Kabil’deki havalimanının işletilmesi oluşturuyor.

‘Türkiye ve Katar kilit aktörler olarak öne çıkabilir’

ORSAM Körfez Çalışmaları Koordinatörü Gökhan Ereli, bölgedeki gelişmeleri Sputnik’e değerlendirdi.

Ereli, “Kabul etmek gerekir ki Taliban artık bölgesel bir realite” diye başladığı değerlendirmesinde şunları kaydetti:

ABD’nin askeri olarak çekildiği ve siyasi, askeri angajmanlarını azalttığı Afganistan’da da Taliban hakimiyeti sağlandı. Bunu bölge ülkeleri kabul etmek durumunda kaldı. Bu anlamda Katar’ın ve Türkiye’nin Taliban Afganistan’ında bir siyasi angajmanı devam ediyor ki biliyorsunuz Doha’da da Taliban varlığı bulunuyor. Katar bir anlamda Taliban ile Batılı ülkeler arasında bir köprü konumunda. Belirli ülkeler büyükelçiliklerini, diplomatik misyonlarını Doha’ya taşıdılar. Tabii burada Türkiye ile Katar ilişkileri bakımından Afganistan’ın gündemde olduğunu görüyoruz. Katar ile birlikte Türkiye’nin Kabil Havalimanı’nı açık tutacağı ifade ediliyor. 6-7 Aralık tarihlerinde Doha’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu belirtti. Türkiye’nin ve Katar’ın Kabil Havalimanı’nda bir işbirliği gerçekleştirmesi, Afganistan halkının özellikle sosyal, ekonomik ihtiyaçlarına bir köprü görevi görebilir. Havalimanının işletilmesi ile Taliban ile süren ve ileride de meydana gelebilecek görüşmelerde Türkiye ve Katar’ın kilit aktörler olarak öne çıkacağı belirtilebilir. Taliban ile ilişki kurma her anlamda Taliban’ın her hamlesinin destekleneceği anlamına gelmiyor. Türkiye’nin de Taliban ile ilgili Katar’ın da Taliban ile ilgili çekinceleri olduğunu belirtmeliyiz.

Afganistan’da üçlü ittifak olur mu?

Son dönemde Türkiye-Katar ilişkisine BAE’nin de eklendiği görülüyor. Hem Türkiye hem de Katar ile ilişkilerini düzelten BAE, Afganistan’da da söz sahibi olmak için girişimlerde bulunuyor. Peki, bu 3 ülkenin Afganistan politikasında ortak hareket etmesi mümkün mü? Gökhan Ereli, şu değerlendirmelerde bulundu:

BAE de Afganistan’da angaje olmayı istiyor. Halihazırda gerek 2010 sonrası döneme baktığımızda gerekse geçtiğimiz günlerde BAE’nin Katar ve Türkiye’nin yanında Kabil Havalimanı ile ilgili girişimler yürüttüğünü görüyoruz. Tabii burada şu aşamada en azından Türkiye, Katar ve BAE’nin ortak faaliyet yürüteceğine dair bir gelişme yok. Katar, BAE gibi aktif dış politika yürüten ülkeler Afganistan’ı bir fırsat olarak görüyorlar. Tabii burada Körfez içerisindeki mücadelenin yani Afganistan üzerinde devam eden mücadelenin kazananının da Katar olduğunu söylemek gerekir.

‘İttifaktan ziyade ilişkilerin normalleşme süreci var’

Ereli, henüz Türkiye, Katar ve BAE arasındaki ilişkiyi ittifak olarak tanımlamanın doğru olmayacağını belirterek bunu şöyle açıklıyor:

İttifak ülkelerin beraber hareket etmesini sağlayacak, ülkelere sorumluluk yükleyecek askeri gelişmeleri ve anlaşmayla olan gelişmeleri niteler. Aslında ittifak birliktelikleri askeri anlaşmalar üzerinden işletilir. Dolayısıyla şu anda BAE, Katar ve Türkiye arasında ittifaktan ziyade ilişkilerin normalleşme süreci var. Türkiye-BAE ilişkileri normalleşiyor, Katar-BAE ilişkileri normalleşiyor. Aslında her iki normalleşmede de güvenin kolay kolay tazelenemeyeceğini görmemiz gerekiyor. Güven bağları uluslararası ilişkilerde kolay kolay kurulamaz. Dolayısıyla bu iki ilişki bağında ilk elde sadece ekonomi, ticaret gibi daha politik meseleler var. Yani askeri, siyasi meselelere yol açabilecek bunlara yansıyabilecek gelişmeler ele alınıyor. Bunların güven artırıcı gelişmeler olmasını bekleyebiliriz.

‘İlişkilerin stratejik bir boyut kazanması olumlu olur’

Bu ilişkilerin stratejik bir boyuta ulaşıp ulaşmayacağını da değerlendiren Ereli, Stratejik boyuta ulaşması için görüşmelerde verilen sözlerin tutulması, bunların somut kazanımlara dönüşmesi gerekir. İlişkilerin stratejik bir boyut kazanması Türkiye, Katar ve BAE için de olumlu olur. Çünkü bölgenin geçmişinde bu ülkeler birbirleri ile ciddi derecede iyi ilişkiler kurdu. Fakat şu aşamada stratejik bir ortaklık olarak özellikle BAE ile ilişkileri lanse etmek doğru olmayacaktır” dedi.

‘Körfez temelli bir yeni Ortadoğu geleceği ortaya çıkabilir’

Ereli, Körfez içerisindeki normalleşmelerin Ortadoğu’da bölgesel anlamda da normalleşmelere sebep olduğunu görüyoruz” değerlendirmesini de bölgedeki değişime dair şunları söyledi:

5 Ocak’ta Körfez içindeki normalleşmeler başlamış, Körfez krizi sona ermişti. Bunu takip eden süreçte de Suudi Arabistan-Türkiye, Mısır-Türkiye, Mısır-Katar, Suudi Arabistan-Katar gibi ilişkilerin normalleştiğini gördük. Bu gelişmelerin yaşanması Körfez temelli bir yeni Ortadoğu geleceğinin ortaya çıkacağını gösterebilir. Fakat burada özellikle ülkelerin siyasi normalleşme faaliyetlerini temelde ekonomik, siyasi, askeri çıkarları sebebiyle ortaya koyduğunu belirtmek gerekir. İttifak; Suudi Arabistan, Katar, BAE, Mısır’ı içerebilir. İsrail konusunda da Türkiye’den açıklamalar geliyor. Şu anda resmi anlamda bu ilişkilerin BAE ile ilerlediği gibi Mısır ve İsrail’le ilerlemesi de ileride mümkün olabilecektir.