Türkiye’nin yeni enerji denklemindeki rolü ne olur?

HomeHaber

Türkiye’nin yeni enerji denklemindeki rolü ne olur?

my-portfolio

Rusya’nın Ukrayna operasyonunu başlatmasının ardından ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri üst üste yaptırım kararlarını açıklasa da ...

Avrupa hükümetleri Reaper, Stinger, Javelin, THAAD almak için ABD’nin kapısında kuyruk oldu
Futbolda Avrupa kupalarında çeyrek ve yarı final kuraları yarın çekilecek
Edirne Barosu donarak ölen 19 göçmen için AİHM’e başvuracak

Rusya’nın Ukrayna operasyonunu başlatmasının ardından ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri üst üste yaptırım kararlarını açıklasa da Avrupa’dan henüz Rusya’nın enerji ihracatını hedef alan bir yaptırım bulunmuyor.

Almanya’nın Rusya’ya karşı yaptırım olarak Kuzey Akım-2’yi durdurması sembolik bir önem taşıyordu ancak Rus gazı Kuzey Akım-1, Yamal-Avrupa, Dostluk ve TürkAkım gibi hatlardan Avrupa’ya ulaşmaya devam ediyor. Avrupa Birliği üyesi ülkeler Rusya’dan petrol, doğalgaz ve kömür ithal ediyor. Rusya’dan ithal edilen petrolün toplam petrol ithalatı içindeki payı yüzde 25; doğalgazın payı yüzde 47; kömürün payı ise yüzde 49. AB üyesi ülkelerin bu hidrokarbon ihtiyaçlarını karşılamada birinci sırada Rusya yer alıyor. Doğu Avrupa ülkelerinin önemli bir kısmı Rus gazına yüzde 100 bağımlı durumda. Çek Cumhuriyeti, Letonya, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek ve Moldova yalnızca Rusya’dan doğalgaz ithal ediyor. Almanya ise tüm AB’nin ithal ettiği Rus gazının üçte birinden fazlasını ithal ediyor. Bu, Almanya’nın toplam doğal gaz ithalatının yüzde 55’i seviyesinde gerçekleşiyor.

Türkiye de yıllık yaklaşık 60 milyar metreküp olan doğalgaz tüketiminin yüzde 99,6’sını ithal ediyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) verilerine göre geçen yıl Türkiye’nin toplam doğal gaz tüketiminin yüzde 45’i Rusya’dan karşılandı. Bu kapsamda Mavi Akım ve TürkAkım boru hatları Türkiye ve Rusya arasında köprü oluyor.

Ukrayna’daki durum dolayısıyla AB ülkeleri enerji arzını çeşitlendirmek ve Rus gazına bağımlılığı azaltmak için farklı yolları yeniden gündeminin üst sıralarına aldı. Bu kapsamda İsrail gazını Avrupa’ya taşıyacak EastMed projesinin askıya alınmasıyla Türkiye ön plana çıktı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de İsrail ve Mısır gazını işaret ederek “Pazarlara gidecek en kısa ve ekonomik yol Türkiye’den geçiyor” açıklamasında bulundu.

‘Ukrayna krizi fiyat artışını hızlandırdı’

Enerji uzmanı Dr. Zeynep Elif Yıldızel, enerji arzının ve fiyatlarının geleceğini Sputnik’e değerlendirdi. Dr. Yıldızel, “Avrupa’nın enerji arz güvenliği bugün sıkıntı içinde. Şu anda tarafsız olan Türkiye üzerindeki baskılar neticesinde ambargoya katılmak zorunda kalırsa bizim de arz güvenliğimiz sıkıntıya girmiş olacak” diyerek şunları ekledi:

Tek bir kaynağa bağlı olmak uzun vadede her zaman bir arz güvenliği sıkıntısı yaratacaktır. Dolayısıyla Avrupa’nın ve Türkiye’nin ikame gaz araması çok normal. Bunu arayacakları noktalar da Doğu Akdeniz ve Irak gibi bölgeler oluyor. Doğalgaz sanayinin en büyük girdisi dolayısıyla özellikle Almanya gibi sanayileşmiş ülkelerin bu konuda büyük sıkıntıları olacağını düşünüyorum. Doğalgaz ve petrolde fiyat artışı zaten beklenen bir şeydi. 2014’te malum petrol fiyatları çok düştü hatta 2015’lerde 30 doların altına indiği dönemler oldu. O zamanlardan itibaren arama yatırımları durdu. Arama yatırımları durduğu için uzun dönemde bunun olması bekleniyordu. 2018’de petrol fiyatları yeniden yükselmeye başladı ve 2019’da başlayan Kovid-19 talep azalması nedeniyle fiyatların yükselmesine tekrar engel oldu. Dolayısıyla son iki yıldır talep azaldığı için fiyatlar yükselmemişti. Bu yükselme normalleşme ile bekleniyordu ve Rusya-Ukrayna krizi de bu fiyat artışını hızlandırdı.

‘Türkiye açısından iyi bir gelişme’

Peki, Avrupa enerji tedarikini çeşitlendirmek için hangi yollara başvurabilir ve en uygun seçenek ne olur? Yıldızel, bu konuda şunları söyledi:

Bir doğalgaz bulunduğunda işin içine politika giriyor. Doğalgazın boru hattıyla kaynağından ulaşacağı pazara kadar olan bütün ülkelerin hem ekonomik hem politik çıkarlarını unutması gerekiyor ki o boru hattı gerçekleşebilsin. Doğu Akdeniz’de bugüne kadar politik ve ekonomik çıkarlar uyuşmamıştı. Gelinen noktada Ukrayna kriziyle beraber Avrupa, Doğu Akdeniz ve Irak hidrokarbonlarının Avrupa’ya ulaşması adına ortak bir politik ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışacaktır. Bu bugünden yarına olmayacaktır ama bundan ders alan ülkeler bunu değerlendirecektir. ABD’den Avrupa’ya LNG ile gaz taşıma bir alternatif ama çok çok pahalı bir alternatif. Dolayısıyla Avrupa ve Türkiye bunu konuda sanki biraz köşeye sıkışmış gibi görünüyor. ABD’li Exxon şirketi Güney Kıbrıs ile bir sondaj yapıyor fakat buna rağmen ABD Eastmed hattını desteklemediğini duyurmuştu. Bu aslında Türkiye açısından iyi bir gelişme. Çünkü oradaki gazın başka türlü Avrupa’ya ulaşma şansı yok. Türkiye’nin enerji bakanı da bu konu üzerine önümüzdeki günlerde İsrail’e gidecek.

Dr. Yıldızel, Türkiye’nin de maliyetleri azaltma ve arz güvenliğini sağlama noktasında, “Türkiye eğer kendi enerji firmalarına yurtdışında petrol ve doğalgaz rezervlerini arama, üretim ve satın alma yoluyla sahip olmazsak enerjinin Türkiye’ye olan maliyetini azaltma ihtimalimiz yok” değerlendirmesinde bulundu.