WSJ İstanbul muhabiri: Kasımpaşa’da şeker, yağ alamayan var, sıkı Erdoğan destekçileri bile öfkeli

HomeHaber

WSJ İstanbul muhabiri: Kasımpaşa’da şeker, yağ alamayan var, sıkı Erdoğan destekçileri bile öfkeli

my-portfolio

ABD'nin The Wall Street Journal gazetesinin The Journal podcast yayınında sunucu Kate Linebaugh, İstanbul muhabiri Jared Maslin'i konuk etti ...

Kremlin: Ukrayna, NATO tatbikatlarının kisvesi altında kendi sorununa askeri çözüm arıyor
‘Çinlilerin gözünde ABD külkedisi misali ayakkabısını herkese giydirmeye çalışıyor’
Ahmet Hakan, Arınç’a kedisinin ağzından yanıt verdi: ‘Kurtar beni Bülent abi

ABD’nin The Wall Street Journal gazetesinin The Journal podcast yayınında sunucu Kate Linebaugh, İstanbul muhabiri Jared Maslin’i konuk etti. Yayında “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesi için para biriminin değerini düşürmeye dayalı alışılmadık bir ekonomik planı ilerletiyor. Türk lirası değer kaybederken enflasyon yükseldi ve Türk vatandaşları sokağa döküldü” manzarası çizilerek, ‘Erdoğan’ın ekonomik deneyine, yol açtığı krize ve Türk lirasının serbest düşüşüne’ tanık olan Maslin’in bire bir deneyimleri aktarıldı.

Geçen hafta haber yapmak için İstanbul’dan Ankara’ya gittiğini, sabah 8’de İstanbul’dan hareket ederek 9’da Ankara’ya varıp taksiye bindiğini, telefonuna baktığında yolda geçen zamanda Türk lirasının yüzde 6 değer kaybettiğini gördüğünü anlatan muhabir Maslin, şunları söyledi:

“İnsanlar parasız nasıl yaşayacaklarından başka bir şey konuşmuyor. Eskiden seyahat eden tatile giden biri idiyseniz, muhtemelen artık bunları yapamayacaksınız. Okula giderken çocuğunuzun cebine biraz para koyabiliyorduysanız, belki artık bunu yapamıyorsunuz. Yani bu, insanların yaşam standartlarının nasıl son derece hızlı düşüşe geçtiğinin hikayesi.”

Sunucu Linebaugh “Dışarıdan bu bir ekonomik kriz gibi görünüyor, ancak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşüne göre değil. Erdoğan ulusal para birimini aşağı çekmeye çalışıyor. Bunun Türkiye ekonomisini canlandırma planının bir parçası olduğunu söylüyor. Ve son aylarda onu durdurmaya çalışan herkes hükümetten uzaklaştırılmış durumda” diyerek artık neredeyse mutlak güce sahip Erdoğan’ın 20 yıldır Türkiye’nin önce başbakanı, sonra cumhurbaşkanı olduğunu hatırlattı.

“Erdoğan İslamcı bir siyasetçi… Geçmişte kendini gerçekten dışlanmış hissetmiş daha muhafazakar, daha dinci seçmenin oluşturduğu sessiz çoğunluk diye düşünülen şeyi gerçekten temsil ediyor” diye konuşan Maslin’in “Onu nasıl betimlersin” sorusuna yanıtı, “İnsanların Erdoğan denince ilk söyledikleri şey uzun adam oluyor ve bu doğru. Kalabalık arasında yürüdüğünde bir tür Lyndon Johnson havası esiyor ve bir etki yaratıyor” oldu.

Yayında Erdoğan’ın faizi ‘düşman’ ilan ettiği hatırlatılıp “Faiz sebep enflasyon sonuçtur” açıklamalarından birine çevirmen aracılığıyla yer verildi. Linebaugh, Erdoğan’ın bu tavrının faizi haram ilen eden İslami kurallara, ama aynı zamanda ekonomik bir sava dayandığına inanmasından kaynaklandığını, Türkiye için planının faiz oranlarını düşürerek ulusal para biriminin değerini düşürmek olduğunu, daha zayıf bir lirayla ihracatını daha çekici hale getirmeyi hedeflediğini anlatarak ekledi: “Ancak faiz oranları düşürüp para birimini devalüe etmedeki sorun, aynı zamanda enflasyonu körüklemesidir. Dolayısıyla Türkiye’de fiyatlar yükseldi.”

Erdoğan’ın baştaki ekonomik büyümede rol oynayan herkesi uzaklaştırması, 3 yılda 3 Merkez Bankası Başkanı kovması, ekonomik çalkantılardan dış aktörleri sorumlu tutması ve ekonomi politikalarını yöneten tek kişi haline gelmesinin hatırlatılmasına, Maslin şu eklemeyi yaptı: “Türkiye’deki insanlar lira olarak aldıkları maaşlarıyla dolar veya euro satın almaya çalışıyor ya da paralarını altına yatırıyor. Bu bir kur krizidir. Sonucu bu oldu.”

Geçen hafta hızla değer kaybeden lirayla insanların nasıl yaşadığını araştırmaya çıkan Maslin, şunları anlattı:

“Erdoğan’ın büyüdüğü semt olduğu ve orada yoksullara suların kesilmemesi, çöplerin toplanması gibi hizmetler götüren bir siyasetçi olarak övüldüğü için Kasımpaşa’ya gittim. Eskiden Erdoğan’ın kalesi olan bu semtte şimdi Türkiye’nin her yerindekileri gibi geçinmekte zorlanıyor. Çevirmenimle birlikte alışveriş yapan bir kadınla karşılaştık. Şeker almak istediğini, ama üç-dört dükkan dolaşmasına rağmen parasının yettiği şeker bulamadığını söyledi. Sadece bir adet yemeklik yağ alabildiğini, ama onun da çok pahalandığını belirtti.”

Kasımpaşa’da yapılan ses kaydından kadının konuşması da verilirken, Linebaugh bunun ne kadar yaygın bir durum olduğunu sorguladı.

Maslin, “Şu anda Türkiye’de herkes bunu tecrübe ediyor. Bir gecede her şeyin fiyatının fırladığı bu durumla baş etmeye çalışıyor. Sadece gıda değil, kira fiyatları da fırladı. Doğalgaza zam geldi. Tüm bu günlük ihtiyaç ürünleri daha pahalı hale gelirken insanların satın alma gücü düşüyor” açıklamasını getirdi.

Linebaugh liradaki düşüşün aslında ihracatçıları da zorladığını söylerken, Maslin şöyle devam etti:

“Öncelikle bir şeyleri fiyatlandırmada sorun yaşıyorlar gibi. Demek istediğim, burada iş yapan herkes bu şaşırtıcı durumu yaşıyor, para birimi her gün, her saat çılgınca değişmeye devam ederken bir şeye ne fiyat koyacağınıza nasıl karar veriyorsunuz? 23 Kasım’da liranın gerçekten çöktüğü gün, bazı ihracatçı dernekleri ‘pes ettik, mal satmayı bıraktık’ diyordu.”

Linebaugh “Yani ihracatçılara yaraması için tasarlanan politika aynı zamanda onların canını mı yakıyor” diye sorarken, Maslin “Evet, ihracatçı derneklerinden biri ‘o kadar kaotikti iş bile yapamadık’ dedi” yanıtını verdi.

Erdoğan’ın ekonomik sorunlardan siyasetin ve paranın küresel baronlarını sorumlu tutmaya devam ettiği ve ekonomik kurtuluş savaşı ilan ettiğinin hatırlatılmasının ardından, Maslin, “Erdoğan’ın AK Partisi’nden bazı yetkililer insanların fedakarlık yapması gerektiğini söylüyor. Bir AK Parti yetkilisi geçen hafta insanların daha az yemek yemesi gerektiğini söyledi. Daha önce bir kilo et alıyorsalar, bunu artık yarım kiloya indirmeleri gerekiyormuş” diye ekledi.

Linebaugh’un Jared, Türkiye’deki birçok kişinin Erdoğan’a inandığını ve ülkelerinde olup bitenler için dış güçleri suçladığını söylüyor. Bunu sokakta haber yaparken duydu ve kasapta çalışan bir adamla konuştu” izahatının ardından, Maslin kasapla sohbetini “Bunu sorgulamaya nasıl cüret edersin ve Amerika’ya karşıyız gibi bir şey söyledi. ABD ve diğer Batılı ülkelerin Türkiye’deki durumdan belli düzeyde nasıl sorumlu olduklarına dair bazı söylemleri tekrarladı” diye aktardı.

Linebaugh, “Ancak Jared, yaklaşık 20 yıldır arkasında duran topluluklarda bile Erdoğan’a karşı artan bir öfke olduğunu söylüyor” diye eklerken, Maslin şunları söyledi:

“Tam şimdi bu anın büyüleyici yanı, yıllardır Erdoğan’a ya da AK Parti’ye oy veren birçok insanın artık bunu gerçekten sorgulaması, çünkü bakkaliye alışverişinizin maliyeti, kiranız ya da depoyu doldurduğunuz benzinin fiyatı yükseliyor. Bunlar, açıklanması zor olan çok gerçek somut şeyler.”

Linebaugh, “Yakın tarihli bir anket, nüfusun yüzde 80’inin hükümetin bu krizi kötü yönettiğini düşündüğünü ortaya koydu, ancak Erdoğan kendi gündemini ilerletmek için bastırmaya devam ediyor. Ekonomi politikası konusunda çatıştığı maliye bakanının yerine kendine sadık birini getirdi” diyerek “Bu ekonomi politikasının sonunu nasıl görüyorsun” diye sordu.

Maslin, şöyle konuştu:

“Kim bilir? Aslında Erdoğan’ın iktidarda kalıp kalmayacağına bağlı, çünkü kendisinin bunu sonuna kadar götürmekte kararlı olduğu aşikar. Demek istediğim, kimsenin onu bundan vazgeçiremeyeceğini defalarca söyledi. Ve hükümette ağırlığını koyup onu susturacak kadar nüfuzu olan kimse kalmadı. Dolayısıyla bunu ilerletmeye devam edecekler. Büyük ihtimalle Merkez Bankası yine faiz indirecek. Ve ondan sonra neler olacağı son derece öngörülemez. Demek istediğim, pek çok ekonomist, analist ve yatırımcının size söyleyeceği şey şu, Türkiye geçmişte krizlerin eşiğine geldiğinde, Erdoğan’ı vazgeçirecek birileri oldu. Ama bu sefer bunu yapacak kimse kalmadı. Yani artık burada keşfedilmemiş bir bölgede bulunuyoruz.”